bilgi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Arabanızı Temizlemenin 9 Şaşırtıcı Yolu

Arabanızı Temizlemenin 9 Şaşırtıcı Yolu


Arabalar kullanıldıkça kirlenir, kirlendikçe de temizlik ister. Bunun için aynı evde beslediğiniz çiçekler gibi ilgi isterler. Yalnız araç temizlemede her zaman klasik yöntemlerle ilerlemek zorunda değilsiniz. Alternatif yöntemlerle de arabanızı şaşırtıcı bir şekilde tertemiz yapıyor olabilirsiniz. Biz de bu şaşırtıcı yolları sizler için araştırdık ve 9 madde halinde sıraladık.
  1. Klima boşluklarını temizlemek için boya fırçası kullanın!
Fırça ile Temizleme
Klima boşluklarını boya yapmak için kullanılan fırçalarla temizlerken bir yandan da elektrikli süpürge ile çıkan tozları vakumlarsanız arabanıza iletilen hava hem daha temiz olacaktır hem de çıkan toz arabanızın başka bir yerine konmayacaktır. Bu uygulamayı arabanızın tuşlarında ve toz tutan ufak alanlarında da kullanabilirsiniz.
  1. Kötü kokulardan temelli kurtulmak için:
Araç parfümleri de kullansanız, arabanızı sürekli temizletseniz de koku bir türlü gitmeyebilir. Bu durumda klima filtrelerinizi değiştirmenizi öneriyoruz. Kışın aracı ısıtmak için, yazın soğutmak için hunharca kullanılan klimalar hava değişimi sırasında tabii ki toz ve kirle kaplanarak koku yaratıyor.
  1. Diş fırçasıyla kirlere son!
Diş Fırçası Temizleme
Arabanızın plastik yüzeyleri kirden renk değiştirmişse, sulandırılmış bulaşık jeli ve diş fırçası ile kirli bölgeyi iyice fırçalamalısınız. Değişime siz de çok şaşıracaksınız.
  1. Solmuş ve yıpranmış ön panele çözüm:
Biraz zeytinyağı aracınızın deri kaplı ön panelini yeni gibi yapacak desek? İnsan vücuduna da çok yararlı olan zeytinyağı arabanızın ön panel yüzeyinde oluşan yıpranmaları yok ederek yenileyecek.
  1. Tüylere elveda…
Araç İçi Temizleme
Hayvan dostlarımızı çok seviyoruz, ama araba koltuğunda oturduklarında ister istemez tüy döküyorlar. Bu tüylerden kurtulmanın en kolay yolu ise su püskürttükten sonra cam silme aleti ile koltukların yüzeyinin süpürülmesi. Tüylerin bir araya toplandığını gördüğünüzde elektrikli süpürgeyle vakumlayabilir ve koltuğun tamamen arındığını görebilirsiniz.
  1. Ayların biriktirdiği kir nasıl gidecek?
Çok amaçlı bir temizleyici alıp onu iyice köpürterek araç koltuklarınızı adeta şampuanlamalısınız. Ardından bir süngerle sert hareketler yaparak kirleri yüzeye çıkartmış ve yepyeni bir koltuğa sahip olmuş olursunuz.
  1. Farları parlatmak için…
Araç Farları Silme
Farlarınız mı buğulandı? Farların dış yüzeyini bir miktar diş macunu ile sıvayıp kibarca silin, ve suyla yıkayın. Farkı göreceksiniz.
  1. Tekerlerinizi parlatmak mı istiyorsunuz?
Teker jantlarınız eski görünümünden çok uzak ve mat duruyorsa içerisinde asit bulunmayan toz bir temizleyici ile ovalarsanız yeniden eskisi gibi olacaktır. Asit içeren temizleyiciler jant maddelerinin oksitlenmesine sebep olduğundan kullanılmamalıdır.
  1. Arabanızın halılarını temizlemek için:
Araç Paspası Silme
Arabanızın tabanında bulunan halılarınız ayakkabılarımız yüzünden oldukça pislenebilen yerler. Ama kirlerden arındırmak da bir o kadar basit. Leke çıkarıcı spreyi halılara sıkar ve biraz bekledikten sonra çamaşır makinesine atarsanız çamurun, lekelerin ve tozun yok olduğunu fark edeceksiniz.

80 km/s Hızla Giderken Kaza Yaptığınızda Neler Olur


80 km/s Hızla Giderken Kaza Yaptığınızda Neler Olur

Çarpışmadan 26 milisaniye sonra ön tamponlar araca gömülür. Araç kendi ağırlığının 30 katı kadar bir kuvvetle frenlenir. sürücü ve yolcular kemer ile bağlı değillerse 80 km sürat ile araç içinde harekete devam ederler.
39 milisaniye sonra sürücü koltuğuyla beraber 15 cm öne doğru fırlamıştır.
44 milisaniye sonra sürücü göğüs kafesiyle direksiyona çarpar.
50 milisaniye sonra araç ve içindekiler üzerinde etkiyen yavaşlatıcı kuvvet 80 G ye ulaşır (yani kendi ağırlıklarının 80 katı büyüklükte bir kuvvet üzerlerinde etki eder).
68 milisaniye sonra sürücü 9 TONLUK bir kuvvetle gösterge paneline çarpar.
92 milisaniye sonra sürücü yanındaki yolcuyla beraber aynı anda kafasını ön cama çarpar,yolcu bu çarpmayla kafasına ölümcül bir darbe alarak camdan dışarıya fırlar.
100 milisaniye sonra direksiyon tarafından tutulan sürücü tekrar aracın içine düşer.
110 milisaniye sonra araç yavaşça geriye çekilmeye baslar.
113 milisaniye sonra sürücünün arkasında oturan yolcu sürücü seviyesine yükselir ve kafasıyla sert bir darbe yapar aynı anda kendisi de ölümcül bir darbe almıştır.
150 milisaniye sonra tekrar sessizlik egemen olur cam,çelik,plastik parçaları yere düşer.
200 milisaniyeden daha kısa bir süre içerisinde her şey biter.
Ortaya çıkan enerji inanılmazdır. 80 km/s hız 1 ton ağırlığındaki bir otomobili 30 metre yukarıya fırlayabilir.
Yaşamla ölüm arasındaki fark 90 km ve 100 km arasındaki fark kadardır
Kendi iyiliğiniz için, sevdiklerinizin iyiliği için lütfen aşırı hız yapmayın ve emniyet kemerinizi takın !
30 km/saat hızla seyrederken meydana gelen bir çarpışmada araç içinde maruz kalacağınız etki, bir apartmanın birinci katından düşmeye eş bir çarpma etkisine eşittir. Çarpışma anındaki hız 50 km/saat'e çıktığında etkiyecek çarpma etkisi 3. kattan, 70 km/saat'e çıktığında, 6.kattan, 90 km/saat'te ise 10.kattan düşmeye eş olacaktır. Bu ifadeler hızın artışı ile birlikte araç içindekilerin maruz kalacakları ölüm riskinin nasıl arttığını gayet açık bir şekilde ortaya koymakta.

İlk yeşermeler

Karaçam
Karaçam
Karaçam
Karaçam


Karaçam


Yurkarıda ilk Karaçam fidanımın topraktan çıkışını görüyorsunuz. Zamanla bu başlık altında diğer bitkilerimin durumlarını da paylaşırım. Şimdilik bu ufaklık baş gösterdi :) Üstteki fotoğraf ile bir alttaki fotoğraf arasında 1 gün fark olmasına rağmen Bonsai Karaçamın ne kadar hızlı büyüdüğü görülüyor. Son fotoğraf bir öncekinden 2 gün sonra çekildi.

Mor Kraliyet Halısı
Mor Kraliyet Halısı
İşte bu da mor kraliyet halısı çiçeklerimizin çimlenmeleri minik olduklarına bakmayın her yeri kaplayacaklar çok yakında :)

Erguvan
1 Aylık Erguvan
1 Aylık Karaçam ve Fıstık Çamları

26 Ocak 2015 Pazartesi
Etiketler : ,

Yepyeni Yıl

Herkese selamlar

Yeni şubeme tayin olduğumdan bu yana uzun zamandır yazamıyorum. 2014 yılı çıkmadan bir kaçamak yapıp bir sayfa bir şeyler karalayalım bakalım. Tayin olduk görevde yükseldik derken 2014 de bitiyor. Oysa dün gibi işe başlayalı...

Her neyse burada işten bahsedecek değilim tabi ki, şu sıralar bir hobim başgösterdi biraz ondan biraz bundan bahsedip kaçacağım. İlk olarak bu güne kadar umursamadığım şu bitkisel olaylara değineyim 3 gün oldu bir siteden 1000 adet kaktüs tohumu karışımının içenden aldığım 30-40 adetlik kaktüs tohumunun ekimini tamamladım. Yaklaşık 1 aya kadar çimleneceği beklentisi ile şu an fotoğraf paylaşamasam da 30 güne ilk çimlenmelerini paylaşırım. Bunun yanında araştırmalarım sonucu teraryum denen olağanüstü güzellikte kavanoz içinde yıllarca susuz yaşabilen bitkilere de rastladım. Bunu da bir ara denemek isterim elbet ama biraz zor gibi geldiği için ilk etapta kaktüslerimi büyütmek istiyorum. Kaktüslerin yanında Çinlilerin başlatmış olduğu büyük ağaçların küçük halleri olan Bonsai ağaçlardan da bahsetmek istiyorum, büyütmesi zormuş ama büyüdüklerinde çok hoş görüntüleri olacak. Şimdilik 3 tür ağaç tohumu satın aldım. Biri Erguvan Ağacı bir diğeri Fıstık Çamı ve son olarak Karaçam'dan oluşan 3 adet tohumumu da kargodan gelince dikmeyi düşünüyorum. Zor dedim ya onlarca yıl bekledikten sonra ağaç halini alacaklarmış. Bakalım bekleyip göreceğiz.




Fıstık Çamı
Fıstık Çamı
 Bitkileri şimdilik burada keseyim çünkü elle tutulur bir büyüme yok henüz, son olarak 90 bg 1,5 dizel bir Duster aldım bir ara onun da incelemesini yazmak istiyorum tabi Duster'ın gelmesi ile güzelim Clio 4'üme veda etmek zorunda kaldım üzüntü ile sevinç bir arada aldım geçtim Duster'ı çünkü artık sığamıyorduk Clio'ya. Duster için ilk izlenimlerim bu paraya istenileni veriyor araç. Fiyat performans kıyaslamasında bu paralara bu büyüklükte bir arazi aracı başka markalarda mümkün değil. Şimdilik görüşmek üzere... 
31 Aralık 2014 Çarşamba

Tayin olmak sorun çözer mi?

Tayin
Tayin

Tayin...

3 Yıldır acısıyla tatlısıyla hizmet verdiğim ve ilk 2 yılını tayin olmak için uğraştığım yerden yetkili olarak ayrıldım iki hafta önce. Son yılım her ne kadar mükemmel geçmiş olsa da yetkili ünvanını almak uğruna bırakmak zorunda kaldım. Yeni görev yerine alışmanın zorluğunu ancak şu sıralar hatırlayabiliyorum.

Bir laf vardır ya çalışıyorsa elleme. Rahatın iyiyse kıpırdamamak gerekiyor. Her ne kadar böyle de olsa bir de işin kariyer kısmı var. Bir şeyler ağır basıyor ve insanlar kendilerini yabancı bir şehirde buluveriyorlar.

İşin buraya kadar olan kısmına zaten denilecek bir şey yok. İlk iki sene gözümün önüne geliyor ve şu halimden daha zor durumda olduğumu hatırlıyorum. Her ne kadar ilk iki seneye göre pazarlama kısmı şu an daha ağır basıyor olsa da insan sabretmeli zorluklar karşısında.

Bu şehir zor şuraya tayin o da olmadı başka yere tayin şeklinde yaşamak anı kurtarıyor. Bazı örneklerde insanların diğer şehirlerden de tayin olma istekleri var. Yani alışma yönünde çabalamadıkça her yer boğucu oluyor.

İmkansız oldu...

O ilk günü hatırlıyorum şimdi... Önünden geçerken imkansızı hayal ettiğim günü. Özel bir bankada çalışan sıradan, bir yıllık bir bankacının masum düşü işte. Ziraat Bankası... Keşke burada çalışsaydım dediğim günün ertesi günü telefon çalmasıydı imkansız olan. Telefondaki sesin Ziraat Bankası insan kaynakları personeline ait olmasıydı. Mülakata çağırılıyor olmamdı imkansız olan. 3 Yılın sonunda yetkili olarak uygun görülmemdi biraz da...

Impossible is nothing...

Çok sevmiştim bu cümleyi. İmkansız diye bir şey yok aslında. İnanırsa insan ve isterse Allah'tan, oluyor. Sonuç, çok şükür diyorum şimdi. 
18 Mayıs 2014 Pazar
Etiketler : ,

Guild Wars 2 Yarışmacılar ve Kazanan

Yarışma
Yarışma

Katılımcılar ve Kazanan

Gulid Wars 2 yarışmamıza katılım artınca kafa karışmasını önlemek amacıyla bu başlık altında katılanları toplamak istedim.

Çekilişimiz 17.04.2014 tarihinde yapılıyor !!!

18:30'da başvurular kapanıyor ve hemen ardından kazanan belli oluyor.

3 adet çekiliş hakkı

Katılımlar 3 sosyal ağ üzerinden olduğu için aynı kişinin en fazla 3 çekiliş hakkı olabileceğini anlatmıştım. Kimin kaç hakkı olduğunu da bu başlık altında kolaylıkla ayırt edebilirsiniz.

Katılımcılar


  1. Onur Özdemir - Google
  2. Fold Oaken - Facebook
  3. Fold Oaken - Twitter
  4. Fold Oaken - Google
  5. Kaan Yılmaz - Facebook
  6. Kaan Yılmaz - Twitter
  7. Kaan Yılmaz - Google
  8. Weird Lucian - Twitter
  9. Weird Lucian - Google
  10. Yusuf Yörük - Facebook
  11. Yusuf Yörük - Twitter
  12. Yusuf Yörük - Google
  13. Mutlu Tuncer - Facebook
  14. Alper - Google
  15. Enis Tortul - Facebook
  16. Enis Tortul - Twitter
  17. Enis Tortul - Google
  18. Raziye Sıfırdokuz - Facebook
  19. Raziye Sıfırdokuz - Google
  20. Taha Çorbacıoğlu - Google
  21. Lazysheepherd - Facebook
  22. Lazysheepherd - Twitter
  23. Kendi Fikri - Facebook
  24. Kendi Fikri - Twitter
  25. Kendi Fikri - Google
  26. Semih Yılmaz - Facebook
  27. Nonplus Onlinefilm - Google
  28. Dejin Sin - Facebook

Son olarak kazanan yarışmacımız da bu başlık altında yayınlanacaktır. 

Herkese başarılar...


Kazanan Şanslı Yarışmacımız!!!

An itibariyle çekilişimiz tamamlanmış olup, çekilişten Screen Shot'lar alınarak altta yayınlanmıştır. Resimlerde de göründüğü gibi kazanan yarışmacımız Kaan YILMAZ olmuştur. Kendisini tebrik ediyor ve diğer yarışmacılara teşekkür ediyorum.




Kaan YILMAZ arkadaşımıza GW2 hesabı devredilmiştir. Tebrikler.

14 Nisan 2014 Pazartesi

Guild Wars 2 Bedava Oldu

Guild Wars 2
Guild Wars 2

Guild Wars 2

Başlık ilgi çekmesi için yapılmış olsa da, yarışmamızı kazanan 1 kişi için bu oyun bedava olacak. Uzun süre oynadım, şu sıralar bırakmak zorunda kaldım. (Oğlum izin vermiyor diyelim. :)) Çoğumuzun bildiği, belki de oynadığı Guild Wars 2. Cd keyi ile birlikte kullanıcı adı şifresi ve bağlı olduğu mailin kullanıcı adını şifresini bir çekiliş sonucunda vereceğim. 130 TL verip severek oynadığım oyunu sizlerden birine hediye etmek istiyorum.

Role Play

Konunun devamını okuyacak olursanız katılımın nasıl yapıldığını ve şartları anlatacağım. Bu arada da bilmeyenler için kısacık anlatmak istiyorum bu güzel oyunu. Bugüne kadar çok online RPG oyunu oynadım oynamış olanlar için de anlatacaklarım çok basit gelecektir. O yüzden öncelikle belirtmeliyim ki oyunu hiç RPG oynamamış kişiler için anlatıyorum daha önce RPG oynayanlar zaten oyunun adını duymuş ve görmüş kişilerdir.

Nedir Nasıldır?

Oyun online adı üzerinde bir internet bağlantısı olmadan oynayamazsınız. İnternet bağlantınız üzerinden oyuna girdiğinizde karşınızda sizler gibi oyuncular da olacak. Oyunda hem PC hem de Playerlara karşı savaşma imkanınız var. Buraya kadar her online oyunda gördüğümüz özellikleri kısaca geçtim. Oyunda farklı olarak 5 ırk bulunuyor ve her ırkın dişi ve erkek karakterleri bulunmakta. Her ırktı seçebileceğimiz 8'er tane sınıf bulunuyor. Daha da ayrıntıya girerek bilenleri sıkmak istemiyorum bilmeyen arkadaşlarım Wiki'den biraz araştırabilirler.

Nasıl Katılacağım?


  1. Bu yazıyı sosyal ağ profillerinizde paylaşın. (Facebook, Twitter, Google+)
  2. Paylaşım sonrası bu konunun altındaki yorum bölümüne yazımızı paylaştığınız Facebook, Twitter, Google+ profil linkinizi yazınız.
  3. Bir kişi en fazla 3 çekiliş hakkı alabilir bunun için 3 adet sosyal ağda paylaşım yapmanız gerekiyor. (Örnek: Facebook, Twitter, Google+ vs)

Katılan kişiler arasında bir çekiliş yapılacak ve kazanana CD key, oyunun kullanıcı adı ve şifresi, bağlı olduğu mail ve şifresi verilecektir. Çekiliş WMARACI sitesindeki Çekiliş Aracı ile yapılacaktır. Her çekiliş hakkı için isimleriniz çekiliş aracına eklenecektir. Bir kişinin en fazla 3 kez ismi yazılacaktır, bunun için 3 farklı sosyal ağda paylaşım yapmanız gerekmektedir. Çekiliş cuma günü  yapılacak ve o güne kadar başvurular alınacaktır. Perşembe günü 18,00'da başvuru bitecek ve hemen ardından çekiliş yapılarak sonuç alttaki linkte açıklanacaktır.


Yarışmamız sona ermiştir, kazanan alttaki linkte bildirilecektir.


Ayrıca katılanları gösteren bir başlık açtım bu linke tıklayarak takip edebilirsiniz sonucu da bu başlık altında yayınlayacağım.


Kullanıcı adları ve şifreler kazanan kişinin sosyal medya hesabına mesaj olarak gönderilecektir.
12 Nisan 2014 Cumartesi

Bel Fıtığı Nasıl Geçer

Bel Fıtığı
Bel Fıtığı

Belde başlayan isyan!

Bu günlerde belimde aşırı bir ağrı baş gösterdi. Ne yaptıysam geçmiyor, kaldı ki bundan 7 sene önce başlayan bu ağrı 2 sene sürmüş ve İzmir'e giderken Ahmetli diye bir köydeki bir kadın geçirmişti bu küçük bel fıtığımı. Yüz üstü yat kendini serbest bırak deyip kütürdetmişti aniden belimi ve 5 yıldır tek ağrım yokken gereksiz bir spor yapma merakım yüzünden yine kaçırdım bel zincirime birazcık et. E tabi bu et sinirlere baskı uygulayınca benim sinirler o bölgenin verdiği hız ile ellerime kollarıma kadar ağrı yaşatıyor bana maalesef.

Ağrının dozu

2 yıl dedim yalan yok 2 yıl çektim bu acıyı. Şu an bakıyorum ya nasıl çekmişim diyorum kendime. Şu sıralar uzak bir memlekette olduğumdan dolayı Ahmetli'ye de gidemiyorum. Sıkışık kaldım kısacası. Ağrı bazen öyle anda vuruyor ki, ömür boyu bu ağrıyı çekeceğimi düşünüyorum ve hayatın bittiğini düşünüyorum.

Şükretmek

Aslında sağ salim durumdayım. Allah'ıma şükür ki hala yürüyebiliyorum. Ama maalesef kaybetmeden farkına varamıyor insan. Nasıl ki 5 yıldır bu ağrıyı unutmuş ve bunun için şükretmeyi aklıma bile getirmemişsem, bugün elim olduğu için de şükretmediğimi fark ettim. Şükür diyorum bugün bu yazım ile, çünkü ben yürüyor, konuşuyor, duyuyor, görüyor, koku alabiliyorum. Ben o kadar çok şey yapabiliyorum ki, Allah nazarlardan saklasın. Ben bugünlerde çok daha fazla anlayabiliyorum Allah'ın bana verdiği o güzellikleri.

Neler yapılmalı

Öncelikle çok araştırmalı insan ameliyat olayı yürüyememek durumunda düşünülmeli. Her söylenen bel çeken amca, teyzelere gitmemeli. (Ben gittim, geçti de, ama çok kötü olabileceğinden iyi araştırın.) Şu sıralar aynı yere gideceğim yine bu teyzenin tek bir hareketi ile ben 5 yıl ağrı duymadım, spora tekrar dönmeseydim, ya da en azından ısınarak hareket etseydim ömür boyu sorunum olmayacaktı belki de. Masaj teknikleri ile bu illetten kurtulan dostlarım var. Kupa çekmek tabirini araştırın. (bilmeyenler) Eşinin bel fıtığını kupa çekerek geçiren eşler var. İlk etapta doktor, kesinlikle uğrayın. Ameliyat dediyse, yürüyebiliyorsanız kaçın oradan. Ameliyat son aşama. Geçmiş olsun...
5 Nisan 2014 Cumartesi

Kaliteli Blog Yazısı

Kaliteli Blog Yazıları
Kaliteli Blog Yazıları

Klişelerden kaçmak

Bloğu ilk açtığımda o kadar çok şey vardı ki kafamda, her biri zamanla klişe gelmeye başladı. Örneğin teknolojiyi takip edecekti bloğum, baktım ki o kadar çok takip eden blog var ki gereksiz olduğunu anladım. Filmlerden bahsedecektim, çok fazla bu tarz site vardı, sadece yorumlama ile bırakmaya başladım izlediklerimi. Yazmak dedim çok yazmak ne olursa olsun, baktım ki Google'da aranmayanları yazmak zaman kaybı gibi.

Peki ne olmalı?

Son zamanlarda gerçekten kalite olsun diyerek yazacak şey bulamaz oldum. Tabi bir başka projem ile uğraşmamın da etkisi var yazılarımın azalmasında. Ama her ne olursa olsun, o ilk başladığımdaki büyüklükte bir yazı kolisi yok artık önümde çünkü çok seçici olmaya başladım. İlk yazdıklarım çok klişe gelmeye başladı.

Bu iyi mi?

İlk makalelerimi beğenmiyor olmam bence iyiye işaret çünkü bu demektir ki kaliteyi arıyorum ve seçici olarak okuyucularıma da kaliteyi sunmaya çalışıyorum. Kaliteyi aramak güzel ama bazen bulamamak insanı üzebiliyor. Günler geçiyor, ilham yok, konu yok, hiç, hiç bir şey yok.

Yine böyle bir gün...

Bu gün de bahsettiğim günlerden biriydi ve içimi bloğa dökmek istedim. Her ne kadar yorgunluktan belime kramplar giriyor olsa da, biraz takıldım, bahsettim, içimi çıkardım, bloğa döktüm. Kaliteyi aramanız, aradığınızı bulabilmeniz dileğimle...
31 Mart 2014 Pazartesi

Kadın Forumu - Kadınlar Lokali - Yeni Nesil Forum

Kadınlar Lokali
Kadınlar Lokali

İki çay ver kızım :)

Önceki yazımda azıcık bahsettiğim yeni kuracağımız portalımızın linkini açığa çıkartmaya karar verdim. En tabi neler yaptığımızdan da biraz bahsetmek istiyorum. Tamamen şans olan Ankara'da arka arkaya açılan kadınlar lokali var şu sıralarda. Biz henüz bunların açılışından bihaber iken www.kadinlarlokali.com linkini almıştık bile. Halen üzerinde harıl harıl çalıştığımız sitenin içeriğini elbet anladınız fakat neyi nasıl yapmak istediğimizden de bahsetmeye çalışacağım.

Yeni nesil forum

Bir forum düşünelim, paylaşımların bir haber sitesinin ana sayfasını oluşturduğunu hayal edelim. İçinde fotoğraf bulunan paylaşımlar haber sitemizin resimli kısımlarını, fotoğraf olmayanlar ise diğer resim olmayan linkleri oluştursun. Yani bizi karşılayan sayfa aslında tüm forum kullanıcılarının oluşturduğu bir portalın anasayfası oluyor. Güncel bir haber sitesi tadıyla hazırlamaya çalıştığımız anasayfamız, ziyaretçilerimizin foruma gitmelerine gerek kalmadan dikkatlerini çeken en yeni konuları görüp, ilgi alanında ise o konunun linkine direk gidebilmelerini sağlayacak bir sistem.

Yazar orduları

Bu sistem, hem forumda yeni paylaşılan konuların daha çok kişiye ulaştırılması açısından, hem de büyük bir yazar ordusu tarafından oluşturulmasından dolayı dikkat çekici geldi ve bu işe giriştik. Gün geçtikçe büyüyen kadromuza ben şimdiden buradan teşekkürlerimi sunuyorum. Şu sıralar halen çalışmalarına devam ettiğimiz Lokalimizde, kod yazma aşamalarında sona yaklaşmış bulunmaktayız. 4 kişilik bir kadro ile başlayan serüven gün geçtikçe artan moderatör sayımız ile daha çok güçleniyor.

Moderatör alımlarımız başlamıştır !!!

Moderatörlerimizi ilgi alanlarına göre seçtiğimiz için, halen eksik olan alanlarımız bulunuyor ve moderatörlüğe meraklı, yeni arkadaşlarımıza da ihtiyacımız var. Bu konular ilgi alanınıza giriyor ise moderatörlük başvurusu yapmanızı gönülden istiyoruz. Moderatörlüğün de ötesinde, yıllar boyu sürecek bir dayanışma içerisine girmek ve ilerde bu işten belki de para kazanmak ilk arzumuz. Lokalimiz kazandıkça bizler de kazanacağız.

Moderatörlük başvurularımız için; bilgi@kadinlarlokali.com adresine mail atmanız yeterli olacaktır. Maillerinizde alttaki bilgilere de yer verirseniz seçimimiz daha kolay olacaktır.

Forumda kullanmak istediğiniz Nick :
İlgi alanınız (Moderatör olmak istediğiniz kategori) :
Günde kaç saat online oluyorsunuz :

Forumumuzdaki şu an bulunan kategoriler : (Moderatör olmak istediğiniz farklı bir kategori varsa mailinizde bunu belirtiniz.)

Güncel (Magazin, Burçlar)
Eğitim
Çiftlerin Sorunları
Evlilik
Ev Aletleri
Hobiler
Anne Çocuk
Gurme (Yemekler)
Diyet
Sağlık
Moda
Kampanyalar
Güzellik

Çaylar her zaman kalabalıkta tatlıdır...

Twitter benzeri mi, yoksa Twittera zorla girmek mi?

www
www

Twitter Kapatıldı...

Dün akşam itibariyle beklenen gerçekleşti ve Twitter kapatıldı. Günlerdir kapatılamaz , kapatılacak mı tartışmaları yaşandı ve ilk darbe Twitter'a geldi. Facebook ve YoTube için de kapatılma duyumları gelirken bu makaleyi yazmayı uygun gördüm. Kapatıldı tamam ama sonrası nedir?

Neler olabilir?

Bundan sonra bizleri neler bekliyor? İlk olarak kapatılmasından bir dakika sonra kullanılmaya başlanan DNS değiştirme işlemi var, yani Twitter'a zorla ya da bir şekilde girmek. Peki hiç farklı bir site ya da sistem düşünen oldu mu acaba? İlk olarak webmasterların aklından geçen bu fikir kullanıcılar tarafında nasıl ses getirirdi merak ediyorum. Neler olabilir sorusunun cevabı hali hazırda Twitter benzeri ve en tabi Facebook benzeri sitelere doğru bir akış olabilir. Google, DNS değişikliği ile Twitter'a girmek istemeyenler tarafından daha fazla kullanılabilir. Bir arayış içine girilebilir tabi bunlar sadece varsayımdan ibaret.

Diğerleri de kapatılırsa ne olacak?

Diyelim ki Twitter, Facebook ve YouTube kapatıldı. Türkiye için kayıp mı, kazanç mı olacak bu? Yukarıda bahsi geçenler katlanarak yaşanabilir. Peki kim kaybeder? Twitter ya da Facebook'a giremeyenler mi? Yoksa Twitter ve Facebook mu? Bence Twitter kaybedecek Facebook kaybedecektir. Çünkü Türkiye'den aldıkları reklam gelirleri azımsanmayacak hatta diller uçuklatacak rakamlar. Peki bu paralar Türkiye'de nasıl kalabilirdi? Ruslar gibi kendi Google'ımızı (Yandex), Çinliler gibi kendi Facebook'umuzu (Baidu) yapabildiğimizde kalır tabi ki... Twitter alternatifi, Facebook alternatifi Türk siteler yaptığımız da ve bu sitelere "Türktür, bu sitede takılmalıyım" zihniyeti ile sahip çıktığımızda bu paralar Türkiye'de kalabilir.

Türkiye'de Facebook Twitter yapabilecek webmasterlar var mı?

Bu soruya var, hatta kralları var şeklinde cevap verebiliyorum. Ama maalesef destek alamadıkları için çoğu oyun yapımcısı Türk bugün yurtdışında. Çoğu webmaster da öyle. Türkiye'de kalanlar ise maalesef desteksizlik yüzünden forumlarda, bloglarda boğuşuyor. Bu değerli beyinleri kaybeden ülkemiz, ileride ne kadar büyük paralar kaybettiğini daha iyi anlayacak.

Bu kapanmalar kullanılmalı!

Site kapatmaları elbette farklı durumlar yüzünden oluyor. Biz burada bunlardan nasıl faydalanabiliriz konusunu işlediğimiz için sebepler bizi ilgilendirmiyor. Bizi ilgilendiren, Facebook'un, Twitter'ın alternatifini, benzerini yapabilmek ve reklam gelirlerinin Türkiye'de kalmasını sağlamak. Böyle büyük bir projenin devlet tarafından bile desteklenmesi gerektiğini savunuyorum ben. Dünya sıralamasında yarışan web sitelerimiz olsun diyorum...

Misafir Yazar !

Misafir Yazar
Misafir Yazar

Misafir Yazarlık Nedir?

Adından zaten anlaşıldığı için detaylarla boğuşmanın anlamı yok. Blog sahiplerinin bazı dostlara, dost olmak isteyenlere tanıdığı inisiyatif diyelim biz buna. Blog sahibi, tanıdığı bir dostunun ya da tanımadığı ama tanışmak ve bloğunda paylaşımda bulunmak isteyen kişilerin yazar olmalarına izin verir. Böylelikle hem yazar olan kişi, hem de blog sahibi kazanmaya başlar.

Misafir Yazarlık Ne Kazandırır?

Aslında bu kazancı ikiye ayırmak gerekir. Blog sahibi ve misafir yazarın kazandıkları gibi.

Öncelikle misafir için faydalarını anlatmak istiyorum.

  1. Misafir yazarlık yapılacak blog sahibinin izin vermesi ile ilk olarak backlink almış olacaksınız ve elbette izin verecektir buna sonuçta emek verip bir makale yayınlıyor olacaksınız.
  2. Backlink aldığınız blog, her ne kadar düşük hitli bir blog bile olsa bu yazıdan kendi sitenize trafik sağlayacaksınız. Çünkü her ne kadar düşük hiti olan bir blog olsa da, her sitenin ve her makalenin kendine göre hiti vardır. Elbette misafir yazarın makalesinin de bir kitlesi oluşacak ve bu kitleden kendi sitenize trafik sağlayacaksınız. 
  3. Arama motorlarından sağlanacak trafik dışında, misafir yazarlık yapılan bloğun kendi okuyucularından da trafik alınabileceği düşünülürse tamamıyla yepyeni insanlara da kendi sitenizin yolunu göstermiş olacaksınız.
  4. Yeni dedik ya, sitenizi beğenmeleri elbette söz konusu ve beğendikleri siteleri takip edeceklerdir. Buradan yola çıkarak belki de sitenizi her gün takip edecek kişilere de sahip olacaksınız.
  5. Misafir yazarın sitesinin olmadığını varsayacak olursak, ilerideki projelerinde çok daha hızlı yükselmek adına backlink verebilecekleri dost siteler ve site sahipleri olacak.
  6. Yok ben ileride de site açmayı düşünmüyorum niye yazmalıyım diyenler için ise şunu söyleyebilirim ki, paylaşmanın tadını almak yeterli olacak ve ya bir projeye ortak olacak, ya da o projenin sahibi olacaksınız. 
  7. Para işini sona bıraktım ama dona bırakmadım. :) Kazanacağınız hitler sayesinde belki de çok iyi reklam ücretleri kazanabilirsiniz.


Misafirlik yapılan bloğun sahibinin tarafından bakacak olursak,  

  1. Misafir yazarlar çoğu zaman site sahipleri olduğundan, karşılıklı misafir yazarlık yaparak üstte anlatmış olduğum faydaların hepsini kendi sitemiz için kazanmış oluyoruz.
  2. Bloglarımıza her an kaliteli içerik sağlamak için didinip duruyoruz. Çoğu blog sahibinin derdi de kaliteli içeriğin konusu oluyor. Her hafta bir kaliteli içerik konusu bulmak bile zorken, haftada 3-4 makale yazmak yorucu olabiliyor. Tam böyle bir zamanda misafir yazarımız yetişip bir makale paylaşarak hem kendine hem de sitemize bu konuda büyük yardım etmiş oluyor.
  3. En önemlisi karşılıklı alış verişler sırasında çok büyük dostluklar oluşuyor ve sanaldaki dostluklar gerçek hayata bile taşınıyor bazen.


Bidede.com da misafir yazar olun...

Bidede.com da bugünden itibaren bütün bunları düşünerek misafir yazar kabul etmeye başlıyor. Hitimiz bugün için çok fazla değil ama her ne kadar günlük 350-400 tekil hitimiz olsa da yukarıda da anlattığım gibi bu hitlerden az da olsa faydalanabilirsiniz. Ön planda dostluk olduktan sonra karşılıklı yardımlaşma ile hepimizin kazanabileceğini düşünüyorum.

Neler paylaşabilirsiniz?

Bu konuda çok fazla boğucu olmak istemediğim için, paylaşmak istediğiniz konuyu mesaj atıp sormanız yeterli olacaktır. Takdir edersiniz ki bloğumda her konudan biraz var. Paylaşmak istediğiniz içerik legal olduğu sürece sorun yok. İyi makaleler diliyorum...

En İyi Tabletler

Tablet
Tablet

En iyi teknolojiler arasında

Gün geçmiyor ki teknoloji değişmesin, hatta yeni bir icat çıkmasın. Teknolojinin hızına yetişilmediği gibi, teknoloji bloğu tutanlar bazı yeni teknolojileri yazmayı bile kaçırabiliyorlar. (Yazıyla alakası yokken nerden buraya geldim ben? :)) Benim için kullanım kolaylığında, en iyi teknolojiler arasına giren cihazlardan yani tabletlerden bahsedeceğim bu yazıda. (Bağlayabildim konuya. :))

En iyi tablet

Teknoloji, kullanım süper tamam da, iş model seçmeye gelince öyle kalıyor insan. Çünkü bir masaüstü değil ki beğenmediğin parçayı at. Modelden önce tabi marka seçimini yapmalı insan ama maalesef internette taraflı tavsiyeler çok. Apple'cılar Samsung'cular Asus'cular gibi... Peki hangisi en iyi tablet diye soracak olursak elbette tartışma konusu olacak ama bu yazıda en iyi tabletler sıralamasında yarışabilecek tabletleri incelemeye çalışacağım.

Retina Ekranlı IPad
Retina Ekranlı IPad

Retina Ekranlı IPad

Bazı kullanıcılar (Apple'cılar :)) için en iyisi, adı yeter, şanı yürür Ipad. Tarafsız anlatmaya çalışacağımı söylemiş olsam da, Ipad ile başlayarak sanki kendisini biraz daha ilk sıralara koyduğumu itiraf etmeliyim. Son günlerde IPhone ile satışlarında yüzdesel düşüşler yaşaması IPad'lere de yansıyor. Ama yine de Samsung ile kıyaslanmamalı bence. 4. nesil IPad bizi retina ekranı ile karşılıyor, 9,7"'te 2048x1536px görünüm veren IPad A6X işlemcisi ile göz dolduruyor. Cihazın 10 saate varan şarj süresi var. Bağlantı olarak wifi, hücresel bağlantı kullanıyor ve 2gb rami ile almam gerek dediğim bir cihaz.

Asus Nexus 7
Asus Nexus 7

Asus Nexus 7

IPad'e kafa tutabilecek cihazlardan biri Nexus serisi. Elbette IPad'in 4. nesili kadar göz dolduran özelliklere sahip değil ama google'ın desteği ve fiyatının cazipliği ile gerek 7 gerek 10 modeli IPad alamadım bunu alayım dedirtiyor. Burada 7" olanından bahsedeceğim, 1280x700px görüntü veren cihazda 720p film izlenebiliyor. Tegra 3 dört çekirdekli bir işlemciye sahip olan cihaz, 1gb ram ile geliyor. Bağlantı olarak Wifi kullanabiliyor ve Google dedik ya elbette Android yüklü. Ben telefon olarak kullanmakta olduğum Nexus 5'ten gördüğüm kadarıyla, Google aldığı parayı hak edecek kadar destek veriyor Nexus'lara. Son sürüm Android'i kullanmanın verdiği ayrıcalık hissi yetiyor zaten.

Microsoft Surface
Microsoft Surface

Microsoft Surface

Windows'un yeni çocuğu diyorum. Ama maalesef beni tatmin edemiyor artık. Windows 8 ile tam da bekleneni veremediği bir yana biraz da yüksek fiyat ile geldi cihaz. Ama tasarım olarak cihaz güzel ve özellikle standına bayılıyorum. Hatta sırf bu yüzden koydum sanırım yazıma da. :) 10,6" ile 1366x768 doyurmuyor açıkcası. Aynen Nexus'taki gibi Tegra 3 işlemci ve 2gb ram ile geliyor cihaz. Wifi bağlantı var. Windows alırım başka da bir şey tanımam diyenler için alınabilecek bir tablet.

Blackberry PlayBook
Blackberry PlayBook

Blackberry PlayBook

Her ne kadar kullanılmıyor gibi görünse de en güvenli iletişim araçları Blackberry'den geliyor. Tabi çoğunlukla şirketlerin kullandığı bu cihazların yerini bazı şirketlerde IPad bazılarında ise bir android cihaz da alabiliyor. Sonuçta farklı bir işletim sistemi ve dediğim gibi çok güvenli. Cihaz Ti Omap 4430 işlemcisi ve 1gb rami ile geliyor. 7" bir ekrandan 1024x600px görüntü elde edebiliyoruz. Sonuçta dediğim gibi ön planda eğlence yok ve kullanıcısına yetiyor.

Her telden

Yazıda her işletim sisteminden bir tablet seçtim ve nacizane kendi seçimlerim bunlar. Elbette benim burada iyi dediğim tabletten daha iyisi var diyenler çıkacaktır. Renkler ve zevkler tartışılamıyor ama yorum kısmından beğendiğiniz farklı modelleri de belirtebilir, tartışma ortamı oluşturabilirsiniz.

Seoya Uygun Hızlı Blogger Teması

Bidede
Bidede

Hızlı ve seolu

Şu sıralar bloğumda da kullanmış olduğum Metrominimalist temasının Türkçeleştirdiğim halini paylaşmak istedim. Temada yaptığım değişiklikler var ilki sağdaki RSS butonunu kaldırmış olmamdır. RSS kullanmadığım için kaldırdım ama kullanıyorsanız yabancı temadan alıp geri koyabilirsiniz bunu. Onun dışında temaya paylaşım butonları ekledim, butonlar direk Twitter, Facebook ve Google'ın kendi developers sayfalarından alınmıştır. Onun dışında benzer yazılar bölümü ekledim yazı altlarına. Son olarak tam Türkçe desteği olan bir yazı karakteri ile değiştirdim temayı. Son halini sunuyorum.

Hız Performans testleri

Sitenin hızını test ettiğimde Google sayfa hızı puanı 90 ve 0,30 sn'de açılıyor site.  Google Adsense'ten site sağlığını test ettiğimde masaüstü performansından %98 alıyor. wmaracı seo testinden %83 alıyor.

Flat tasarım tema

Son olarak flat tasarımı ile göz dolduruyor tema. Bugüne kadar çok tema araştırdım ama hem mobil hem masaüstünde aynı görünen ve bozulmayan hoş tasarımlı bir tema bulmayı beceremedim. Burada sunduğum temayı yapan arkadaş ne kadar uğraştı bilmiyorum ama benim çok işime yarıyor, temayı yükleyince sıralamalarda yükselme oldu ama temadan mı tam çözemedim.

Tema kurulumu

Şablon kısmından Yedekle / Ger  Yükle butonu ile Dosya Seç diyerek temamızı yüklüyoruz. Yüklediğimiz temayı kendimize göre ayarlamak için HTML'yi Düzenle bölümüne basıyoruz ve CTRL+F kombinasyonu ile sırasıyla şu kelimeleri aratarak kendi bloğumuza göre düzenliyoruz.
  • Site Açıklaması
  • Etiketler
  • Yazarın İsmi
  • Ana Sayfa
  • İnceleme Linki
  • İnceleme
  • Bilgi Linki
  • Genel Bilgi
  • Haber Linki
  • Haber
  • Tavsiye Linki
  • Tavsiye
  • Gezi Linki
  • Rehber
  • Hakkında Linki
  • Hakkında
  • İletişim Linki
  • İletişim
  • Mesaj Linki
  • Mesaj At
  • Twitter Linki
  • Twitter
  • Facebook Linki
  • Facebook
  • Google Linki
  • Google+
  • @Twitter Adınız
  • Sayfanızın Linki
  • Twitter Linkiniz
  • +Google Plus Linkiniz
  • http://SiteLinkiniz.com
  • Site Adı

15 Mart 2014 Cumartesi

Baba Olunca Değişen Hayat

İlk Banyo
İlk Banyo

Baba Olmak,

Düne kadar hiç bir şeyi umursamazken, bir anda değişir hayat. Önce evliklikle, sonra onunla. Düne kadar çoğu şeyden korkmazken, artık korkulan bir şey vardır hayatta. Oğlumdur, ona bir şey olmasındır artık hayat. Cennetin kokusudur, en güzel kokuyu içinize çekmektir baba olmak. Fedakarlıktır kimi zaman,
25 yıldır deneyip bırakamadığınız sigarayı, bırakmaktır mesela. :) (Bu çok iyi oldu, şikayetçi değilim aslında.:)) Aşkın dışında bir başka sevginin de varlığına inanmaktır baba olmak.

Otuzumdan sonra benim de, başıma gelen en güzel şeydi baba olmak. Bu güzelliği yazmadan da olmazdı.

İlk Gülücükler
İlk Gülücükler

Baba Olunca Neler Değişti?

Hayatımdaki en büyük değişiklik, aldığım sorumluluk duygusuydu ilk olarak. Doğduğunda, ilk ağlamasıyla, dökülen bir damla gözyaşımla başladı her şey. Düne kadar evlenmeyeceğim diye bağıran ben, artık babaydım ve ne yapacağım konusunda hiç bir fikrim yoktu.:) Ama dedim ya sanki doğuştan babalık içgüdüsü yüklenmiş gibi sorumluluk alıyor ve bir baba gibi davranıyordum artık. Artık keyfimce, gönlümce hareket edemiyor, oğluma göre hareket edebiliyordum ve bu beni nedense mutlu ediyordu.:) Artık oğlum istemiyorsa gezmiyor, oğlum istemiyorsa uyumuyordum.:) İnanmayacaksınız ama bu da beni mutlu ediyordu. Gecenin bir yarısı uyandırılmaktan nefret eden ben, artık saat başı gülümseyerek uyanıyordum.:) Artık sabahları alarm da kurmuyorum, babababa sesleriyle uyanmak alarmların en güzeli. İşten eve geldiğimde atamadığım stresimi, oğlumun tek bir gülüşüyle atıyorum artık. Bilgisayarımda bırakamadığım online oyunlarım da yok artık. Çünkü oğlumun olmadığı bir oyun sarmıyor. Bir başkası yapsa kavga edebilecekken, oğlum en sevdiğim takım elbisemin üzerine kustuğunda gülümseyebiliyorum. (Hatta kahkaha atabiliyorum.) Artık otomobille hız yapamıyorum, trafik kurallarına uyuyorum, çok değiştim bu konuda da.:)

İlk Poz
İlk Poz

Beceremediklerim

Hala oğlumu uyutamıyorum. Çocuk beni görünce uyumuyor. Hala mama yediremiyorum ve hala onu öpmekten kendimi alamıyorum, doyamıyorum.:)

İlk Sarılış
İlk Sarılış

Henüz 7 aylık ve biz bunları yaptık, kim bilir daha neler yaşanacak ve ben çok pişmanım, 10 sene geç evlendiğim için.

İlk Yılbaşı
İlk Yılbaşı

Baba olmak kısaca, anlatılamaz yaşanır...

Şu Anki Halimiz
Şu Anki Halimiz

Tüm Çocuklar...

Son olarak, baba olunca tüm bebekler, tüm çocuklar benim çocuğummuş gibi oldu. Eskiden de çok severdim ama şimdi bambaşka. Hangi çocuğun canı yansa canım yanıyor. Savaşlar nedense, ben o nedeni kabul edemiyorum. Bir bebeğin savaş yüzünden ölmesi, hiç bir savaş nedenini açıklamaya yetmiyor kalbimde. Allah tüm bebekleri, tüm çocukları bu tür kazalardan korusun. 

Kadın ve Moda Siteleri

Kadın ve İnternet
Kadın ve İnternet

Kadın Portalları

Bugüne kadar webmasterların akıllarının ucundan bile geçmeyen, bugünlerde ise çoğu webmaster arkadaşımızın girmeye çalıştığı bir kulvar. Kadın, moda vs... Kısacası kadınların okuduğu, takıldığı siteler. Hal böyleyken benim de aklıma takılmadı değil tabi ki. Büyük bir ekip ile girişilebilecek, çok büyük bir portal. Genel bir portaldan uzak sadece kadınlara hizmet veren, biraz da farklı olacak. (Fikri tamamen açmak istemediğim için farklı kelimesi yeter sanırım :)) Büyük bir ekip işini hallettik sayılır, fikir de oluştu gibi. Allah yardımcımız olsun diyerek kendi fikrimi burada kapatıyorum ve yazıma devam ediyorum. 

Kadın blogları

Benim düşüncem bir portal olduğundan, büyük ekip, büyük uğraş gerektiriyor dedim, ama bunun yanında küçük bir ekip ile ya da tek başına bir blog açarak bu kulvarda yarışan arkadaşlarımıza da rastlıyorum. Blog olmanın bir de avantajı var, bloğu yazan kişinin ilgi alanındaysa bu iş, özgün yazıları ile zirveye kolayca tırmanabiliyor. Blog yazarları çok iyi bilirler ki, özgün değilse zaten bir dönem uğraşılır ve tutmayan blog kapatılır. 

Neden kadınlar?

Kadınlar internet aleminin özellikle son dönemlerinde tek lideri durumundalar. Ayrıca erkeklere göre çok daha iyi kullanıcı oldukları da kesin. Erkekler okuyacakları makale seçiminde ilk olarak fotoğrafa bakarken, kadınlar makalenin başlığından hatta makalenin özetinden sonra makaleyi seçiyorlar. Tabi ki istisnalar olabilir ama bu olay çoğunlukla böyle işliyor şu sıralar. Kadınlar bir ürün seçecekleri zaman fiyatına en son bakarken, erkeklerin ilk baktıkları yer fiyat kısmı oluyor. 

Erkek ve kadının internet yarışı

Kadının fendi erkeği yendi lafı tam da şu sıralar söylenmeli aslında. İnternette kadına verilen önem erkeğe oranla çok daha fazla artık. Ayrıca çok daha düzeyli. Kadınların internette geçirdikleri sürenin erkeklere göre %10 daha fazla olması da webmasterların bu kulvarı seçmelerinin sebeplerinden biri. Ayrıca sosyal ağlarda bu %10'luk rakam %35'lere çıkıyor. 

Özgünlük ve tasarım yarışı

Benim gözlemlerime göre kadınlar erkeklere oranla sitenin tasarımından çok özgünlüğüne değer veriyor. Bu da verilen emeğe saygının kadınlarda daha fazla olduğunu ortaya koyuyor. Bunun aksine erkek kullanıcıların (ben dahil) ilk baktıkları site tasarımı oluyor. Bu ikisinin aynı anda olması zaten o sitenin gelecek vaat etmesine yetiyor.

Sitemizin durumunu takip edebilirsiniz...
10 Mart 2014 Pazartesi

Bankacılık Zor mu? Bankacılık Yapılır mı? Bankacılık Hakkında!

Dolar
Dolar

Bankacılık!

Bankacılar için değil de, bankacılığın nasıl bir meslek olduğunu öğrenmek isteyenler için yazıyorum bugün. Pek sevmesem de mesleğimden söz etmeyi, bugünlük bir ayrıcalık tanıyorum kendime ve yaşadıklarımı zorluk ve güzelliklerini anlatıyorum yazımızda.

Özel bankalar...

Özel bir bankada başladım ilk etapta ben ve ilk olarak özeldeki zorluk ve güzelliklerden bahsedeceğim. Sadece zorluk diyebiliriz buna kısaca, çünkü pek güzelliğini göremedim özel bankanın. Başladığım ilk günden itibaren, kabir azabı misali, askeriyenin bir koluymuş gibi geldi bana bankacılık. Sabah 15 dakika geç kalsan laf yiyebileceğin, (09:00'da açılırken 08:45'te işe gelirsen geç oluyor) akşam ise 23:00'ten önce çıkarsan ayıplanıp, en tabi yine laf yiyebileceğin asgari ücretin bir tırnak üstü ile mutlu olmaya zorlandığın bir meslektir özelde bankacılık. (Başlangıç evresi bu gibi dursa da,üst düzey dostlarımın da pek durumdan hoşnut olmadığını gördüm.) Onlarca özel firmada çalışmış olan ben, özel bir bankada bıktım, kimilerinin memuriyet dediği işçilikten. Kamu bankalarına oranla çok daha geç çıkar çok daha erken gelirdik işe. Daha işe biraz alışayım şöyle izleyeyim diyemeden, pazarlamaya çıkartıldığım ve dönüşte azarlandığım da cabasıydı. Az yapılan satış sonrası, sonraki günlerde yaratmam istendi bazı satışları. Söylenen buydu...Yaratacaksın! Şube müdürlerinin neden bu kadar sert olduğunu sonradan anladım. Bölge müdürüm, şube müdürüne aynı sözleri sarf ettiğinde. Neyse ki günler geçti ve geç çıkmaya da alıştık laflara da. Ben ki, bu kadar hararetli pazarlamayı kendi işime yapmış olsaydım kapatmazdım güzelim elektronik mağazamı.

Özel bankadan Kamu bankasına...

Çalıştık, eğitildik bir de baktık ki transferler varmış bankalar arası hop zıpladık tabi bir kamu bankasına. Özel bankaya göre pazarlama kısmı azalmış ama iş yükü çoğalmıştı. Ama koymuyordu çünkü iş vardı ve zamanın nasıl geçtiği anlaşılmıyordu bile. Benimle birlikte başlayanlara, daha önce özel bankadaki işin zorluğunu görme gibi bir şansları olmadığı için, iş çok ağır geliyordu. Ben ise çok mutluydum, çünkü artık bazen saat 20:00'de bile çıkabiliyordum. Bu saat kimine çok geç gelirken bana o kadar erken geliyordu ki. :) Kamu bankalarında, diğer özel bankalara göre iş yoğunluğu fazla olduğundan satış pazarlamaya zaman kalmıyordu. Şu günlerde işler değişiyor tabi, artık personele her işi yaptırmaktansa, satış personeli ve operasyon olarak ayırıp satış pazarlamaya zaman ayırdılar. Her şeyin rayına oturması zaman alacak tabi ki ama zamanla çok daha güzel olacak gibi görünüyor.

Bankacılık yapılır mı?

Özelden bahsettik, kamudan bahsettik peki bu meslek yapılası mıdır? Hangi durumlarda yapılabilir? sorularının yanıtlarını vermeye çalışayım. İlk özel bankaya girdiğimde heyecanlı ve mutluydum. Artık bu diyordum. Başka iş aramak yok! Ama öyle olmadı ve aradım. Kamu bankasında çok daha iyiydi herşey, maaş gün geçtikçe arttı ve yükselme sınavını bile kazandım. Daha ne olsun? Peki yapılır mı bu meslek? Kişiden kişiye değişir bu sorunun yanıtı. Kendimize şu soruyu soralım öncelikle; kariyer planlarım için çoğu şeyden vazgeçebilir miyim? Stresin kralını göze alabilir miyim? Ben bugüne kadar stresi göze aldım, kariyer için bazı şeylerden, en önemlisi zamanımdan vazgeçtim. Peki bunu kariyer için mi, yoksa son şansım olduğu için mi yaptım. Ben çevreme baktığımda iki tip bankacı görüyorum. Birincisi ve çoğunluğu son şansı bu olduğu için bankacılık yapıyor. Diğer azınlık kısım ise gerçekten kariyer için, çoğu şeyden vazgeçebiliyor. Bankacılığı seçmek ve seçmemek arasında kaldıysanız, siz de kendinize bu soruyu sorun, zamanım ne kadar önemli? Kariyerimden önemli mi? Zamanınız kazandıysa bir de şu soruyu sorun, bu son şansım mı?

Tercihiniz ne olursa olsun, başarılarınız sürekli olsun. Neyi seçtiyseniz, onun için savaşın. Bunu seçtim idare edeyim mantığı ile yürümez bankacılık. Başarılar...

Bloggerda Google Analytics Durum İzleme Yüklenmedi Hatası

Google Analytics
Google Analytics

Blogger'da Google Analytics Hatası

Günlerdir uğraştığım fakat bir türlü bir yerlerde bulamadığım ve sonunda çaresini kendim bulduğum bir hüzünlü olaydır bu. Google Analytics, Blogger'da herkesin bileceği gibi Analytics Web Mülkü Kimliği girilerek kolayca tanıtılıyor. Ben de daha önce bu yol ile tanıttım analyticsimi ama bir gün bir baktım ki artık analytics sitemi izlemiyor. 

Blogger Analytics Siteyi İzlememeye Başladı

Bir anda Analytics sıfır göstermeye başlayınca ve site de yeni olunca dedim ki vardır bir hikmet belki giren olmadı vs. Ama bu olay günler boyu devam edihce hemen araştırmaya başladım. Aramadığım site kalmadı bir türlü sorunumun cevabını bulamadım.

Tema Değiştirdim Analytics Sitemi İzlemeye Başladı

Tam analyticsi bıraktım derken tema değiştirdiğim bir gün Analytics tekrar çalışmaya başladı. Anladım temadan ama tam olarak yanıtı bulmalıydım çünkü çoğu temada aynı sorun vardı.

Analytics kodunu yükledim, yine çalışmadı. ÇÖZÜM !

Blogger şablonunun html kısmından Analytics kodunu yükledim ona bile bana mısın demedi. En sonunda dedim ki madem bazı temalarda çalışıyor temadaki mülk kimliğini gösteren kodu bulmalıyım. Açtım saf ırk bir tema baktım ve işte bu kodu buldum. 

Bloger Analytics Kodu
Bloger Analytics Kodu

Bu kodu resimdeki gibi /head> kodunun üzerine yapıştırdım ve sorunum çözüldü. Artık Google Analytics'te Durum İzleme Yüklendi olarak görünüyor ve sitemi izleyebiliyorum.

Forum Açmak

Forum
Forum

Forum Kurmak

Bu güne kadar çoğu webmaster arkadaşımızın denediği bazılarının başarılı olup, devam ettirdiği bazılarının ise hüsranla sonuçlanan Forum maceralarını biliyoruz. Daha önce benim de denediğim fakat yanlış konu seçimlerim yüzünden kapatmak zorunda kaldığım bir kaç forum bulunuyor. Bugün ne farklı diyecek olursanız, bugün işe girişen kişilerin artık işi önemsemesi ve bu işe kendilerini adaması farkı var ve bence azımsanacak bir olay değil. Küçükken girişip hüsranla sonuçlanan bu girişimlerimin de tecrübe olacağını düşünürsek bu sefer gol olabilir. 

Forum Scripti Yazmak

Konudan ya da projeden henüz bahsetmek çok erken olacağından hiç girmeyeceğim. Ancak şunu söyleyebilirim ki forumu hazır bir script kullanmak yerine kendimiz yazmayı kararlaştırdık. Kendimiz yazmak istedik çünkü kafamızdaki proje yeni nesil bir forum. Projeyi daha fazla anlatamadığım için üzgünüm ama iş bitmek üzere iken benzerinin çoğalmasını istemeyiz. Asp.net ile işe girişeceğimizi de söyleyip, eleştirilere karşı şunu da eklemeliyim ki; yapmak istediğimiz şey forum scriptlerine rakip olmak değil farklı bir çizgide giden bir forum yazabilmek. Allah yüzümüzü kara çıkartmasın.

Genel Forum...

Kendi projemden bahsettikten sonra forum işine girmek isteyen bazı arkadaşlarımın yaptığı en büyük hataya da laf atmak istedim. Tabi ki yüklü bir para ve büyük bir ekiple genel bir forum açılabilir ama benim hatadan döndürmek istediğim kişiler sıfırdan çok az bir para ile bu işe girişen arkadaşlarım. Ekibiniz henüz çok küçük ve para olayları da az ise genel forum yerine bir konuyu hatta o konunun alt konusunu seçmelisiniz. Örnek vermek gerekirse tüm spor olaylarını içeren bir forum yerine sadece futbol hatta daha da indirgeyerek sadece bir takıma ait bir forum açılabilir. Genel bir forumdan kazanamadığımız parayı bu küçük sandığımız ama aslında büyük bir kitleye hitap edebilecek olan alt konu forumundan kazanabiliriz.

Scriptler

Bu konuda forum scriptlerine fazla dalmak istemediğimden sadece ücretli ücretsiz ayrımı yapıp geçeceğim. Hangi forum scriptini kullanmalıyım hangisi iyi soruları nette her yerde dolaşadursun, bu sorularla kafa yormak yerine projenin asıl ayağı olan nasıl reklam yaparım, nerede sesimi duyurabilirim, foruma ne yazmalıyım sorularına cevap bulmamız gerekir. Bu soruların cevabı var ise hemen konu paylaşımlarına ücretsiz bir script ile başlayıp, olayın iç yüzünü görmek gerekiyor. Paylaştık paylaştırdık baktık ki forum tuttu, tam o zaman düşünmek gerek paralı mı olsun böyle mi kalsın demeye. 

Şimdiden projelerinizde başarılar dilerim.

Projemiz şekillendi...

Java Hızlı Beğen Paylaş Butonları

Paylaşım Alanları
Paylaşım Alanları

Share This

Tam bir gün aradım taradım, internet o kadar gereksiz yazılarla dolmuş ki tam aradığımı bulamadım. Aradığım şey Facebook Twitter ve Google + butonlarını yazı altında göstermek ama bu butonları tıklandığı anda hemen altında küçük bir pencere açması ve paylaşıma yönlendirmesi okuyucuları. Bloghocam'da buna benzer bir şey buldum fakat o da tam aradığım değildi sonunda ShareThis'in yaptığı bu yazıda anlatacağım butonları buldum ve bloğumda da kullanmaya başladım. Normalde bu tarz şeylerin paylaşımını yapmam fakat inanın araya araya canım çıktı, benim gibi arayanlar ulaşabilsin diye ya da hiç olmadı ben aradığımda burada bulabileyim diye bu yazıyı paylaşıyorum.

Paylaşım Butonları
Paylaşım Butonları

Pratik ve hızlı butonlar

Butonların güzel yanı çok hızlı ve pratik olmaları. Tıkladığınız anda beğeniyor ve paylaşım için küçük bir pencere açıyor. Bu hızlılık da okuyucuyu farklı bir pencereye gitmekten kurtarıp, paylaşım sonrası hemen bloğunuzda gezintisine devam etmesine imkan sağlıyor.

Farklı Butonlar

Bu üç butonu ya da bu üç buton dışında ne eklemek istiyorsanız http://www.sharethis.com/get-sharing-tools/# adresinden website seçeneğini seçerek ve hızlı butonları seçerek kendi kodunuzu da oluşturun.

Buton Ekleme

Sonrasında yönlendirmelere göre ilk etapta kod nerede görünsün istiyorsanız o kısma ilk kodu yapıştırın, ikinci kısımda da headın üzerine gelecek şekilde ikinci kodu yapıştırın ve kurtulun bu işten.

Bloğumda da bir dönem kullandığım bu butonları sizlere de tavsiye ederim.

En Çok Okunanlar

Copyright © bidede Powered by Bidede